Kontrol Etme İhtiyacı Size Ne Anlatıyor?

Bir işi ekip arkadaşınıza devrettiniz.
Ne yapılacağını konuştunuz. Beklentilerinizi paylaştınız. Tamamlanma zamanı konusunda anlaştınız.
Aslında her şey oldukça açık.
Ama bir süre sonra kendinizi düşünürken buluyorsunuz:
“Acaba başladı mı?”
“Doğru ilerliyor mu?”
“Bir sorun çıkarsa zamanında fark edebilir miyim?”
Önce kısa bir mesaj gönderiyorsunuz.
Ardından çalışmaya göz atıyorsunuz.
Belki birkaç küçük düzeltme öneriyorsunuz.
Sonra farkında olmadan işin içine biraz daha giriyorsunuz.
Ve bir noktada devrettiğiniz sorumluluğun önemli bir bölümünü yeniden üstlenmiş oluyorsunuz.
Üstelik bütün bunları iyi niyetle yapıyorsunuz.
İşler aksamasın, kalite düşmesin, ekip arkadaşınız zorlanmasın istiyorsunuz.
Peki kontrol etmeye çalıştığımız şey gerçekten işin kendisi mi, yoksa kontrol edemediğimizde hissettiklerimiz mi?
L — Liderliğini Keşfet
Geçen haftaki LİDERİZ® Liderlik Notları'nda güçlü yönlerimizin bazen nasıl gölgeye dönüşebildiğini konuşmuştuk.
Sorumluluk sahibi olmanın her şeyi üstlenmeye, detaycılığın aşırı kontrole, destek olma isteğinin fazla müdahaleye dönüşebileceğini fark etmiştik.
Bu hafta aynı yolculuğun biraz daha derinine inelim.
LİDERİZ® gelişim pusulasının ilk boyutu olan Liderliğini Keşfet, davranışlarımızı tanımaktan fazlasını gerektiriyor.
O davranışların arkasında hangi ihtiyaçların, düşüncelerin ve alışkanlıkların bulunduğunu da merak etmeyi.
Çünkü bazen değiştirmek istediğimiz bir davranışı, önce neden sürdürdüğümüzü anlamamız gerekiyor.
Kontrol etmek de bunlardan biri.
Bir liderin işleri takip etmesi, riskleri değerlendirmesi ve sonuçların sorumluluğunu üstlenmesi son derece doğal.
Hatta bazı durumlarda zorunlu.
Ancak işin gerektirdiği kontrol ile kendi içimizde hissettiğimiz kontrol ihtiyacı her zaman aynı şey olmayabilir.
Aradaki farkı görebilmek, liderlik yolculuğumuzda önemli bir farkındalık yaratabilir.
Kontrol ihtiyacının arkasında ne olabilir?
Bir düşünelim.
Bir işi devrettiğinizde sizi en çok ne rahatsız ediyor?
İşin zamanında tamamlanmama ihtimali mi?
Beklediğiniz kalitede olmaması mı?
Karşınızdaki kişinin sizin düşündüğünüzden farklı bir yöntem izlemesi mi?
Yoksa sonuçtan sorumlu olduğunuz halde sürecin her aşamasını yönetememek mi?
Belki bunlardan biri.
Belki birkaçının birleşimi.
Bazen kontrol ihtiyacımızın arkasında güven eksikliği olabilir.
Bazen geçmişte yaşadığımız bir hata, benzer bir durumun tekrar etmesinden çekinmemize neden olabilir.
Bazen de yıllarca bizi başarıya taşıyan çalışma alışkanlıklarımızı, liderlik rolümüzde de aynı şekilde sürdürmeye çalışıyor olabiliriz.
Özellikle sonuçlardan sorumlu olmaya alışmış kişiler için bir işi başkasının yöntemine bırakmak kolay olmayabilir.
Çünkü kendi yaptığımız işin nasıl ilerlediğini biliriz.
Ama başkasının yaptığı işte her ayrıntıyı göremeyiz.
İşte burada belirsizlikle karşılaşırız.
Ve belirsizlik bazen bizi daha fazla kontrol etmeye yöneltebilir.
Oysa her belirsizlik, müdahale edilmesi gereken bir risk değildir.
Bazı belirsizlikler, başkalarının sorumluluk alabilmesi ve gelişebilmesi için gerekli alanın doğal bir parçasıdır.
Sorumluluk almak, her şeyi yönetmek midir?
Bir yönetici düşünün.
Ekibindeki bir arkadaşından müşteri görüşmesi için hazırlık yapmasını istiyor.
Görüşmenin amacı belli. Beklentiler açık. Gerekli bilgiler paylaşılmış.
Ancak hazırlık ilerledikçe yönetici her ayrıntıyı kontrol ediyor.
Sunumun sırasını değiştiriyor.
Kullanılacak ifadeleri yeniden düzenliyor.
Sorulabilecek soruların cevaplarını kendisi hazırlıyor.
Sonunda ortaya oldukça başarılı bir hazırlık çıkıyor.
Peki ekip arkadaşı bu süreçte ne kadar karar alabildi?
Kendi yaklaşımını ne kadar geliştirebildi?
Bir sonraki görüşmeye daha fazla özgüvenle mi hazırlanacak, yoksa yine yöneticisinin yönlendirmesini mi bekleyecek?
Burada üzerinde düşünmeye değer bir ayrım var:
Bir işin doğru yapılmasını sağlamak ile o işi başkasının yapabilmesini geliştirmek aynı sorumluluk değil.
Liderlik bazen doğrudan çözüm üretmeyi gerektirir.
Bazen de çözümü hemen sunmadan, karşımızdaki kişinin kendi düşüncesini geliştirmesine fırsat vermeyi.
Bu iki yaklaşım arasındaki dengeyi kurabilmek, yalnızca işlerin sonucunu değil, ekip içindeki güven ve sorumluluk ilişkisini de etkiler.
Güvenmek, kontrolü tamamen bırakmak değildir
Burada önemli bir noktayı ayıralım.
Güvenmek, her şeyin kendiliğinden yoluna gireceğini varsaymak değildir.
Kontrolü azaltmak da sorumluluktan vazgeçmek anlamına gelmez.
Güvenin gelişebilmesi için açık beklentilere, karşılıklı anlaşmaya, yetkinliğe uygun sorumluluk paylaşımına ve gerektiğinde destek sunulabilecek bir ilişkiye ihtiyaç vardır.
Bir işi devrederken neyin beklendiğini, hangi kararların bağımsız alınabileceğini ve hangi durumlarda birlikte değerlendirme yapılacağını netleştirmek önemlidir.
Böylece kontrol, sürekli müdahale etmek yerine üzerinde anlaşılan kritik noktaları takip etmeye dönüşebilir.
Karşımızdaki kişi de yalnızca verilen işi yapan değil, nasıl ilerleyeceği konusunda düşünen ve karar alan biri haline gelebilir.
Belki de lider olarak kendimize sormamız gereken soru şu:
“Her aşamada benim bulunmam gerçekten gerekli mi, yoksa bulunmaya alıştığım için mi oradayım?”
Küçük Bir Liderlik Aynası
Şimdi kendi deneyiminize dönelim.
Son zamanlarda bir işi devrettiğiniz halde yeniden müdahale etme ihtiyacı duyduğunuz bir anı hatırlayın.
O anda ne olmuştu?
Gerçekten bir sorun mu ortaya çıkmıştı?
Yoksa henüz bir sorun olmadığı halde olabilecekleri mi düşünüyordunuz?
Müdahale etmeseydiniz ne olacağından endişeleniyordunuz?
Ve belki en önemlisi:
O anda kontrol etmek yerine güvenmeyi seçseydiniz, neye ihtiyaç duyardınız?
Daha açık bir iş planına mı?
Düzenli bilgilendirmeye mi?
Karşınızdaki kişinin yeterliliğinden emin olmaya mı?
Yoksa her şeyin sizin yönteminizle yapılmak zorunda olmadığını kabul etmeye mi?
Bu soruları kendimize yöneltmek, davranışımızı hemen değiştirmemizi sağlamayabilir.
Ama onu anlamaya başlamamızı sağlayabilir.
Çünkü bazen liderlik gelişiminin ilk adımı, ne yaptığımızı fark etmekten çok, neden yaptığımızı merak etmektir.
Bu Haftanın Liderlik Sorusu
“Kontrol etmediğimde gerçekleşmesinden korktuğum şey ne ve bu korku liderlik davranışlarımı nasıl etkiliyor?”
Bu soruya hemen cevap vermek zorunda değilsiniz.
Belki birkaç gün boyunca yalnızca kendinizi gözlemlemek daha anlamlı olacaktır.
Kontrol etme ihtiyacınız ne zaman ortaya çıkıyor?
Hangi kişilerle veya hangi işlerde daha fazla hissediyorsunuz?
O anda zihninizden hangi düşünceler geçiyor?
Cevaplarınız size kendi liderliğiniz hakkında önemli ipuçları verebilir.
İlham Al → Öğren → Düşün → Uygula → Yansıt
Bu Haftanın Küçük Pratiği: Kontrol mü, İhtiyaç mı?
Bu hafta kontrol etmek istediğiniz tek bir işi seçin.
Müdahale etmeden önce kendinize üç soru sorun:
Gerçek risk ne? Şu anda müdahale etmemi gerektiren somut bir durum var mı?
Benim ihtiyacım ne? Bilgi almak mı, belirsizliği azaltmak mı, yoksa süreci kendi yöntemimle yürütmek mi?
Başka ne yapabilirim? Müdahale etmek yerine bir soru sorabilir, beklentiyi netleştirebilir veya karşınızdaki kişiye çözüm üretmesi için alan açabilir miyim?
Ardından uygun bir anda şu soruyu deneyin:
“Sence bu işte dikkat etmemiz gereken en önemli nokta ne?”
Cevabı gerçekten dinleyin.
Kendi çözümünüzü hemen sunmadan önce karşınızdaki kişinin nasıl düşündüğünü anlamaya çalışın.
Günün sonunda iki cümleyi tamamlayın:
“Bugün kontrol etme ihtiyacı duyduğumda fark ettiğim şey…”
“Bir sonraki benzer durumda farklı olarak denemek istediğim…”
Belki küçük bir değişiklik, liderlik davranışınızda yeni bir kapı açabilir.
Bu Haftanın Liderlik Notu
Bazen kontrol etmek istediğimiz şey, karşımızdaki kişinin yaptığı işten çok, kendi içimizde hissettiğimiz belirsizliktir.
LİDERİZ® Topluluğu'nda Buluşalım
Bu haftanın liderlik sorusunu topluluğumuza da taşıyalım:
Bir işi devrettiğinizde sizi en çok zorlayan şey ne oluyor?
Sonucu beklemek mi? Olası hataları kabul etmek mi? Yoksa sizin yönteminizden farklı bir yönteme güvenmek mi?
Hepimizin kontrol, güven ve sorumlulukla kurduğu ilişki farklı. Bazen başkasının deneyimi, kendi liderliğimizde henüz fark etmediğimiz bir noktayı görmemizi sağlayabilir.
LİDERİZ® Topluluğu'nda yalnızca liderlik üzerine konuşmuyor; deneyimlerimizi paylaşıyor, birbirimizden öğreniyor ve öğrendiklerimizi hayata geçirmeye çalışıyoruz.
Siz de kendi deneyiminizle bu yolculuğa katkı sunmak ve farklı bakış açılarıyla gelişmek isterseniz topluluğumuza katılabilirsiniz.
Öğren • Uygula • Paylaş • Geliş
Bir Sonraki Liderlik Notunda
Gelecek hafta kendimize farklı bir açıdan bakacağız:
“Başkaları Sizi Nasıl Bir Lider Olarak Görüyor?”
Çünkü kendimizi nasıl tanımladığımız kadar, davranışlarımızın başkalarında nasıl karşılık bulduğu da liderliğimiz hakkında çok şey söyleyebilir.
Gelecek hafta yeni bir liderlik sorusunda buluşmak üzere.
Sevgiyle,
Özlem Tüysüz
Co-Founder | Leadership & Development Consultant | Executive & Team Coach
Leader as Coach Academy
LİDERİZ® | Kendini Tanı • Potansiyelini Yaşa • Etkini Artır




Yorumlar